web_tasarm_reklam_banneri.jpg

Iğdır Hakkında

Iğdır Hakkında

 

IĞDIR  ( Serhat Şehri Yeşil Iğdır )


IĞDIR'IN TANITIMI VE IĞDIR HAKKINDA GENEL BİLGİLER

 

 

ığdır

İlk belediye teşkilatının 1923 yılında kurulduğu Iğdır, 1934’te ilçe merkezi, 3 Haziran 1992 tarih ve 21247 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 3806 sayılı kanunla da “İl” yapılmıştır. Aynı kanunla Karakoyunlu Beldesi de “İlçe” statüsüne kavuşturularak Aralık ve Tuzluca İlçeleri ile birlikte Iğdır ili’ne bağlanmıştır.

4 İlçe, 4 Belde, 155 Köye sahip olan Iğdır ekonomisinin temeli tarım, hayvancılık ve ticarete dayanmaktadır. Ova kesimindeki halk genellikle tarım ve ticaret, dağlık kesimdeki halk ise geçimini hayvancılıkla temin etmektedir.

Yüzölçümü : 3.539 km²

Nüfus : 168.634 (2000)

İl Trafik No : 76

Türkiye'nin doğu sınırında yer alan Iğdır, efsanevi Ağrı Dağı ile görülmesi gereken bir ildir.

Iğdır, Türkiye’nin doğu sınırında, yüksek platoların ve dağlık kesimlerin geniş yer kapladığı bir bölgede yer almaktadır. Bununla birlikte Iğdır Ovası, jeolojik yapısı ve iklim özellikleri nedeniyle, meyve ve pamuk dahil olmak üzere her türlü tarıma elverişli topraklara sahiptir. Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’nın büyük bir bölümü de il sınırları içinde kalmaktadır. Ağrı Dağı hakkında pek çok efsane vardır. Bunlardan en bilineni Nuh’un gemisidir. İncil, Tevrat, Kur’an gibi kutsal kitaplarda bahsedilen ve ünlü Sümer destanı “Gılgamış”ta da geçen tufandan sonra Nuh’un gemisinin Ağrı Dağı’nda karaya oturduğu inancı yaygındır. Bir diğer söylence de dağın zulme ve kötülüğe karşı öfkelenmesiyle ilgili halk inancı çerçevesinde gelişen Ağrı Dağı efsanesidir.

İran üzerinden gelip Doğubayazıt, Kars, Erzurum, Erzincan üzerinden İç Anadolu’ya uzanan İpek Yolu Iğdır’dan geçmektedir.

ığdır

 

TARİHÇESİ

 

Kültürler beşiği, yeşillikler diyarı, doğunun Çukurovası, serhat şehrimiz Iğdır’a, tarih boyunca sırasıyla Hurriler, Mitanniler, Etiler, Asurlar, Kimmerler, Medler, Persler, Sümerler, Subailer, Urartular, İskitler, Selevkoslular, Arsaklılar, Sasaniler,Araplar, Bizanslılar, Selçuklular, Moğollar, Çingizler, İlhanlılar, Celayırlılar, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Safeviler egemen olmuşlardır.

Yavuz Sultan Selim'in 1514'te Çaldıran Savaşı'yla Safevileri yenmesiyle birlikte bölge de Osmanlı idaresine girmiştir. Osmanlıların 1583'te Revan'ı (Erivan) fetihlerinden sonra, bugünkü Iğdır, Tuzluca ve Aralık ilçelerinin idaresi "Aralık Kazası" adıyla Revan Eyaleti'ne bağlanmıştır. İranlılarla yapılan savaşlar sonunda imzalanan 1736 tarihli İstanbul Antlaşmasından sonra 1827'yekadar İran idaresinde kalan bölge, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı (93 harbi) sonunda 42 yıl Rus işgaline maruz kalmıştır. 1917 Ekim Devriminden, Bolşevik İhtilali sonra içine düştüğü siyasi bunalımdan kurtulamayan Rusya'nın diğer devletlerle Brest-Litovks muahedesini imzalamasıyla bölge, tekrar Türkler`e geçmişse de, 30 Ekim1918 tarihli Mondros Mütarekesiyle Türk orduları bölgeden çekilince bölge Ermeniler'in mezalimine sahne olmuştur.

Nihayet, 14 Kasım 1920'de 15. Kolordu Komutanı KazımKarabekir komutasındaki Kahraman Türk Ordusu`nca bozguna uğratılan Ermeniler`in Aras Nehri'nin kuzeyine püskürtülmesiyle birlikte, Iğdır ve çevresi de kesin olarakTürkiye'nin mukaddes topraklarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

 

COĞRAFİ KONUMU

Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan Iğdır’ın doğusunda Nahçivan ve Ermenistan, kuzeyinde Ermenistan ve Kars, batısında Kars ve Ağrı, güneyinde Ağrı ili bulunmaktadır.

ığdır-resimleri

İLÇELER ve ÖNEMLİ TELEFONLARI

TUZLUCA İLÇESİ :

Önceki adı Kulp olan Tuzluca İlçesi 7 Ekim 1920 tarihinde Rus işgalinden kurtarılmış ve 1920’ de ilçe olmuştur. İl merkezine uzaklığı 39 km dir. 1236 Km2’ lik yüzölçümü ile Iğdır ilinin en büyük ilçesi durumundadır. Nüfus olarak 26.178 nüfusa sahiptir. Tuğla Fabrikası ve bölgenin bütün tuz ihtiyacını karşılayan Tuz Dağı ilçede bulunmaktadır. Ayrıca Tuz dağında bulunan su göletleri astım hastalığına iyi geldiği söylenmektedir.

ÖNEMLİ TELEFONLAR

Kaymakamlık : 311 20 05
Yazı işleri Müdürlüğü : 311 21 88
Belediye Başkanlığı : 311 20 35
Jandarma Bölük Komutanlığı : 311 24 55
Emniyet Amirliği : 311 20 71
Sağlık Ocağı Tabiiliği : 311 20 69
 

ARALIK İLÇESİ :

14 Kasım 1920 tarihinde Rus işgalin den kurtarılmıştır. Yüzölçümü 611 km karedir. Nüfusu 24 089 nüfusa sahiptir. İl merkezine uzaklığı 45 km’dir. İlimizin ve aynı zamanda Türkiye’nin en uç noktasını teşkil eder Türkiye’nin üç Ülke ile komşu ve müşterek sınırlarının bulunduğu tek kavşak noktası durumundadır.

ÖNEMLİ TELEFONLAR

Kaymakamlık : 411 20 05
Yazı İşleri Müdürü : 411 21 15
Belediye Başkanlığı : 411 20 15
Jandarma Bölük Komutanlığı : 411 28 15
Emniyet Amirliği : 411 20 37
Merkez Sağlık Ocağı Tabipliği : 411 20 08

KARAKOYUNLU İLÇESİ :

Karakoyunlu ilçesi 1972 tarihine kadar Iğdır’a bağlı bir köy iken 1992 de 3806 sayılı Kanunla İlçe olmuş Iğdır İline bağlanmıştır. Iğdır’a uzaklığı 14 km olup, 19 644 Nüfusa sahiptir.

ÖNEMLİ TELEFONLAR

Kaymakamlık : 518 72 46
Yazı işleri Müdürlüğü : 518 72 14
Belediye Başkanlığı : 518 70 01
Jandarma Bölük Komutanlığı : 518 72 97
Emniyet Amirliği : 518 75 22
Sağlık Ocağı Tabibliği : 518 73 43

ığdır

COĞRAFYA

Doğu Anadolu gibi yüksek platolar ve dağlık kesimlerin geniş yer kapladığı bir bölgede bulunan İl, gerek iklim, gerekse toprak ve bitki örtüsü gibi tabii çevre özellikleri bakımından oldukça farklı özellikler gösterir.

Bölge, Aras nehrinin birtakım birleşme boğazları ile birbirlerine bağladığı depresyonlardan (çöküntülerden) birisini oluşturur. Ancak, bu depresyon bölgesi, Aras nehri ve bu nehrin yatağı boyunca geçen Türkiye-Ermenistan sınırı tarafından hemen hemen iki eşit parçaya bölünmüştür. Sınırlarımız dışında kalan Erivan (Revan) ovası ile Iğdır Ovası'nın birlikte oluşturduğu bu depresyon bölgesinin tümüne "Sürmeli Çukuru" da denilmektedir. Fakat yörede bu çukurluğun sınırlarımız içerisinde kalan kısmına "Sürmeli Çukuru", Ermenistan sınırları içerisinde kalan bölümüne ise "Sahat Çukuru" adı verilmektedir.

Sürmeli Çukuru, Arpaçay'ın Aras'la birleştiği Ergüder mevkiinden başlayıp, Aras nehrinin ülkemiz sınırlarını terk ettiği Türkiye-İran-Nahcıvan sınırlarının birleşme noktasına kadar devam eder. Yükseltisi, batıdan-doğuya ve güneyden-kuzeye doğru azalan bu çukurluğun merkezinde Iğdır şehri kurulmuştur.

Aras nehri boyunca doğu-batı doğrultusunda uzanan Iğdır Ovası, Batı Iğdır, Doğu Iğdır ve Dil ovasından oluşmaktadır. Iğdır Ovası'nın güneydoğuya doğru bir uzantısı durumunda olan Dil Ovası (Dil Ucu), aynı zamanda ülkemizin en doğu uç noktasını (440 48') oluşturur.

Bölgenin güneyinde, kabaca batı-doğu doğrultusunda uzanan Orta Toroslar'ın uzantısı ve Munzur dağlarıyla başlayıp Karasu-Aras dağlarıyla devam eden dağlık kütlenin doğudaki bölümü yer almaktadır. Bu bölüm üzerinde yer alan dağlar sırasıyla batıdan doğuya doğru Durak Dağı(2811) m), Zor Dağı (3.196 m), Pamuk Dağı (2.639 m) Büyük Ağrı Dağı (5.165 m) ve Küçük Ağrı (3.986 m) dağlarıdır. Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı, İran ile tabii bir sınır teşkil eder. Anadolu ile Asya'dan uzanan sıradağların bir nevi buluşma noktasıdır.

İlin güneydoğusunda; çevresinin 128 km’yi, yüz ölçümünün 1.188 km²’yi bulduğu tahmin edilen Büyük Ağrı Volkanik Dağı yükselmektedir. Dağın 5.000.m yükseklikteki kesiminde devamlı kar ve buzullarla kaplı bir "krater düzlüğü" ün bulunduğu kabul edilmektedir. Büyük ve Küçük Ağrı Volkanik Dağları arasındaki 2687 m yüksekliğindeki geçide "Serdarbulak Geçidi" denilmektedir.

Ağrı Dağına Oğuzlar, arkadaki dağ anlamına gelen "Arkuri", 1290 yılında bölgeden geçen Marko Polo "Arkdağ", Katip Çelebi ünlü eseri Cihannüma'da ve Evliya Çelebi Seyahatname adlı eserinde "Kül-i Argı" adıyla bahsetmişlerdir. Batılıların daha çok "Ararat" dedikleri Ağrı Dağı'na Arap Coğrafyacıları "Cebel-el-Haris", İranlılar ise "Küh-i Nuh" adını vermişlerdir. Aslında, iki volkan konisinden oluşan Ağrı Dağı, Serdarbulak geçidi adlı boyun noktası ile Büyük ve Küçük Ağrı kütlelerinden oluşur.

igdir-resimleri

TURİZM AKTİVİTELERİ

Bölgede, zengin bir turizm potansiyeli bulunmasına rağmen, bu potansiyelin iyi değerlendirilemediği ve turizm faaliyetlerinin henüz istenilen düzeyde bir gelişme göstermediği söylenebilir.

Bunun nedenleri olarak; Bölgenin sahip olduğu turistik değerlerin yeterince tanıtılmamış olması, az sayıdaki konaklama tesisleri hariç, bölgede bu amaca yönelik tesislerin kurulamamış olması gibi faktörler gösterilebilir.

Iğdır Ovası''nın güneyindeki Büyük Ağrı Dağı ülkemizin dağ turizmi yönüyle yüksek bir potansiyele sahip dağlarından birisidir. Bu volkanik dağ, dağcılık sporu ile uğraşanların belki de aradığı bütün özelliklere sahiptir. Gerçekten, tırmanış mesafesinin yüksek olması ve çıkışın başladığı yere kadar motorlu araçlarla gidilebilmesi önemli bir avantajdır. Bir çok ülkede, dağın kaidesine varabilmek için bazen günlerce yürümek gerektiği halde, Ağrı Dağı; Doğubeyazıt, Iğdır ve Aralık gibi merkezlere gelen asfalt yollarla kolayca ulaşılabilecek bir konumda bulunmaktadır.

Büyük Ağrı Dağı''na tırmanışlar, sadece dağcılık sporuna yönelik olmayıp, bunların çoğu bilimsel amaçlıdır. Bu tür tırmanışların ilki, 1829''da F. Parrot ve ekibi tarafından gerçekleştirilmiştir. Bunu, 1845''te H. Abich, 1848''de M. Wag-ner, 1900''de A. Osvvald ve 1955''te M. Blumental gibi jeologların, dağın jeolojik yapısını incelemek amacıyla gerçekleştirdikleri tırmanışlar izlemiştir. Dağcılık sporu amacıyla daha bir çok iniş ve çıkışlar yapılmıştır. Ağrı''ya tırmanan ve zirvesine Atatürk''ün büstünü koyan, 1937''de Binbaşı Cevdet SUNAY olmuştur.

Ağrı Dağı''nın Hz. Nuh Tufanı hadisesi dolayısıyla diğer dağlara göre daha fazla turist çekme özelliği bulunmaktadır. Ağrı Dağı''nda yüksek bir turizm potansiyelinin varhğını ve değerlendirilmeyi beklediğini söyleyebiliriz. Bu konuda yapılan bir araştırmada, dağın belli bir yüksekliğine Hz. Nuh''un temsili gemisi yerleştirilip, Aralık KKTİ yakınlarından buraya ve tesislerden dağın doruk noktasına bir teleferik hattı döşenerek, bölgenin turist çekme cazibesi artırılabilir.Bölgede, tarihi ve turistik değer taşıyan 7 adet eser bulunmaktadır. Ancak, bu tarihi eserlerin yerli ve yabancı turist çekme özelliğinin zayıf olduğunu söyleyebiliriz.

ığdır-hakkinda

GEZİLECEK YERLER

SOYKIRIM ANITI VE MÜZESİ:

Bu anıt 1915-1920 tarihleri arasında bölgede yaşayan Ermenilerin Türklere karşı uyguladığı saldırıları, bir nevi soykırımı sembolize etmektedir ve ilgili belgeler bulundurulmaktadır. Her ay 4000 civarında ziyaretçi müzeyi gezmektedir. 350 m² kapalı Müze 2 havuz ve 36 m yüksekliğinde 5 adet kılıçtan oluşmaktadır. Etrafı yeşil alan ve park olarak inşa edilmektedir. Toplam 14.000 m² alanı kapsamaktadır. Yerden yüksekliği 43,5 metredir. Dolayısıyla Türkiye'nin en yüksek anıtıdır. Yapımına 1 Ağustos 1997 tarihinde başlanmış ve 5 Ekim 1999 tarihinde hizmete girmiştir. Anıt inşaatında Türkiye'nin farklı illerinden getirilen mermerler kullanılmıştır. Ancak taşların eskimesi üzerine restorasyona tabi tutularak 2005 yılında yeniden ziyaretçilere ücretsiz olarak açılmıştır. Müzede Ermenilerin toplu öldürmesini ispatlayan ve Ermeni Soykırımı İddialarını'nı reddeden belgeler ve eşyalar vardır. Müze girişinin sağ tarafındaki odada katliamlara ait fotoğraflar, sol tarafındaki odada ise soykırım araştırmaları için bir kütüphane bulunmaktadır. Müzede 570 adet kitap, 260 adet resim (cinayet resimleri), 1973-1985 yılları arasında Ermeni terör örgütü ASALA tarafından öldürülen diplomatların fotoğrafları korunmaktadır. Müzenin giriş kapısı Selçuklu geleneklerine göre yapılmıştır. Anıt, üçgen arazinin odak noktasında yükselmektedir. Suni bir tepenin ortasında konuşlandırılan 5 kılıcın da eğri uçları yukarıda birleşerek kubbe şeklini almaktadır. Bu haliyle Selçuklu türbelerini andırmaktadır.

Baharlı Mahallesi Çevre Yolu Kavşağı'ndadır.
Ziyaret Saatleri: 07:30 - 14:15

SELÇUKLU KÜMBETİ:

Merkeze yaklaşık olarak 10 km uzaklıkta bulunan bu tarihi yapıt Iğdır`ın Çakırtaş_Necefali köyünde bulunmaktadır. Yapıt oldukça zengin mimari işlemelerinin yanı sıra bölgede yapılan her türlü sefer ve etkinlikler hakkında da üzerinde notlar barındırmaktadır.

KARAKALE:

Çok eski bir yerleşim yeri olan bu tarihi yapıt şehrin batı kesminde Tuzluca mevkiinde, Ermenistan sınırına yakın Aras nehri üzerinde kurulmuştur. Kuruluşu ise Urartular yada daha eskilere dayanmaktadır. Dünyanın ilk fuarının burada açıldığı söylenmektedir. 1664 ve 1840 ta meydana gelen depremlerde kale duvarları büyük ölçüde hasar görmüş ve yıkılmıştır...

TARİHİ BABEK MAĞARASI:

Mağara Iğdır il merkezine 10 km uzaklıkta Karakoyunlu ilçe sınırlarındadır. Mağara iki odalı olup turizim açısından oldukça önemli ve görmeğe değer bir yerdir...

IĞDIR EJDER KERVANSARAYI:

Iğdır il merkezine 15 km uzaklıkta Harmandöven köyü yanında yer alan tarihe tanıklık etmiş bu kervansaray bölgedeki ayakta kalan en eski Türk eserlerinden biridir. Yapıt, Batum - Tiflis - Bakü - Şirvan - Divin ve Ani’den gelen kervanların konaklama yeri olarak kullanılmıştır. 12. asırda Surmari emiri Şerafettin Ejder tarafından yaptırılmıştır.
Oldukça zengin motiflerle süslenmiş bu tarihi yapıt aynı zamanda Anadolu Selçuklularının ticari zenginliğini, organizasyon güçlerini ve yüksek kültürlerini günümüze yansıtmaktadır.

KARAKOYUNLU METEOR ÇUKURU:

Iğdır il merkezinden yaklaşık 42 km uzaklıkta Karakoyunlu Korhan yaylası sınırları içerisinde yer alan bu çukur göktaşının düşmesiyle meydana gelmiş önemli bir cazibe merkezidir. Çukurun etrafında bir çok işlenmiş taşlara da rastlamanız mümkündür. Zengin doğa manzarasıyla ve dünyanın hiçbir yerinde rastlayamayacağınız çiçek florasıyla bir renk cümbüşü olan bu yer aynı anda üç devleti görme (İran,Nahçivan,Ermenistan gibi) imkanı da sunuyor sizlere. Fotoğraf düşkünleri ve yürüyüşü sevenler içinde ideal bir yerdir.

KÜLTEPE (URARTU TEPELERİ):

Merkeze bağlı melekli kasabası sınırları içerisinde bulunan bu tarihi mekanda 1913 yılında yapılan kazılarda bir urartu mezarlığı ortaya çıkarılmış ayrıca bir çok süs eşyaları, silahlar ve mühürler bulunmuştur.
Temiz bir hava solumak, güzel bir manzara seyretmek isteyenlerin arabayla 10 dakikada gidebileceği bir yerdir.

BULAKBAŞI:

Yöre halkı tarafından Karasu Çayı olarak adlandırılan bu mesire ve piknik yeri Iğdır`ın Taşburun nahiyesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Bu çayın çevresi çok güzel doğa manzarası sunmakla beraber,ayrıca su samuru su kaplumbağaları ve zengin kuş çeşitleriyle sizleri adeta büyüler. Ayrıca burada tatlı su balığıda avlanmanız mümkündür...

GÖKÇELİ ŞEHİT AĞACI:

Karakoyunlu ilçesi Gökçeli köyünde bulunan bu tarihi ağaç bir Türk subayı için kendini feda eden Eldeniz adlı bir Azerbaycan Türk`ünün anısına Türk subayı tarafından diktirilmiştir. Ağaç yöre halkı tarafından kutsal olarak benimsendiği için kesinlikle bir dal dahi koparılmaz.

HALIKIŞLAK:

Iğdır ili Tuzluca ilçesine yaklaşık 15 km uzaklıkta olan bu köyümüz, Ermenistan sınırına oldukça yakın olmakla birlikte eskiden prinç üretiminin en yoğun olduğu yer olarak bilinmektedir. Piknik ve mesire yeri olarak gidebileceğiniz en güzel yerlerden birisidir.

KOÇBAŞI MEZAR TAŞLARI:

Iğdır ovasının hemen hemen bütün eski mezarlıklarında bulunan bu koç taşlar Karakoyunlular döneminden kalmıştır. Koç şeklinde işlenmiş bu mezar taşları yiğit, kahraman, adaletli ve genç yaşta ölen kişilerin mezarlarına dikilirdi. Bu mezar taşlarının en güzel işlenmişlerine Karakoyunlu ve Melekli`de rastlayabilirsiniz...

TUZLUCA MESİRE YERLERİ:

Doğu Karadeniz yaylalarını andıran bu ilçemizde doğal güzelliklere , tabi su kaynaklarına, zengin çiçek çeşitlerine balık, yabani hayvan türleri, işlenmiş taş parçaları ve tarihi kalıntılara rastlamanız mümkündür. Bunları Hamurkesen, Kelekli, Çiçekli, Üçkaya(Akdiz), Gaziler, Demirsıkan, Tuzluca Tuz mağaraları, Tekaltı dağı, Karataş, Köroğlu mağarası ve Setterhan tepesi olarak sıralayabiliriz..

AĞRI DAĞI:

Iğdır ovasının güneyinde yükselen bu dağ, ülkemizin ve Avrupa`nın en yüksek dağı olmakla birlikte, dağcılık (alpinizm, klimatizm) turizmi bakımından en yüksek potansiyele sahiptir. Bu dağ, dağcılık sporu ile uğraşanların aradığı bütün özelliklere sahiptir. Ağrı dağının en kolay tırmanış rotası olarak bilinen Aralık güzergahı Fikret Ünlü rotası, çıkışın başladığı yere kadar motorlu araçlarla gidilebilmesi, dağcılar açısından çok önemli olan su sıkıntısının olmaması, ayrıca rota boyunca bir çok tarihi eserlerin Kız kalesi, Oğlan Kalesi, Korhan Kalesi, Artaksiyaslılardan kalma mezar taşları, değirmen kalıntıları, meteor çukuru, Zerdüş tapınağı ve mağaraların bulunması büyük bir avantajdır.

Toplam 4 çıkış rotası bulunan Ağrı Dağı`nın, 3 tane çıkış rotası (Fikret ünlü rotası, Korhan rotası, Küpgölü rotası) Iğdır`da, 1 tanesi ise Dğubeyazıt`ta bulunmaktadır. Dağcılık açısından en kolay rota olarak bilinen Aralık rotası şimdilik yabancı uyruklu dağcılar hariç sadece ülkemiz dağcılarına açıktır. Diğer tırmanış rotaları ise yerli yabancı tüm dağcılara açıktır.

Kutsal kitaplarda belirtildiğine göre Adem ile Havva`nın yaşadığı İrem bahçesi, bu dağın kuzeyinde, Aras ırmağı vadisinde bir yerdedir. Yine bir rivayete göre Nuh tufanı öncesinde Hz. Nuh ve beraberindekilerin bindiği gemi sular çekilince bu dağda karaya oturmuştur.

ARAS NEHRİ:

Yörede bu nehirle ilgili çeşitli efsaneler anlatılmaktadır. Kimi yazarlar asırlar boyu tek dili konuşan bu coğrafyayı bir tek vucuda benzeterek Aras nehrini ise bu vucudun kan damarlarına benzetmiştir. Kimi şairler onu ayrılıkçı vaist olmakla suçlamış, kimileri de Aras`ı birbirinden ayrı düşen halkların göz yaşlarının oluşturduğu kutsal bir nehir olarak nitelendirmişlerdir.

Bu bölgedeki Türkler özelikle Culfa Nahçivan bölgesinde yaşayan Türkler her yıl Nevruz bayramında bu nehrin etrafında toplanarak bayramlaşıp hasret giderirler, nehre göz yaşı akıtarak ayrılığın ne denli acı olduğunu vurgulayarak ağıt yakıp Aras`a seslenişte bulunurlar. Bu gelenek geçmişten yakın günümüze kadar hala Koçkıran (Dize) köyü il İrevan`ın Halçalı köyü arasında Aras nehri sed üzerindede yaşatılmaktaydı.

ZERDÜŞ TAPINAĞI:

Ağrı dağı korhan yaylası mevki ahura buzulu aşağısında bulunan bu tarihi yapıt hakkında resmi kaynaklarda bir açıklama bulunmamakla birlikte yöre halkı tarafından kilise veya Zerdüş tapınağı olarak adlandırılmaktadır.

HAKMEHMET ZİYARETGAHI:

Yine resmi kaynaklarda herhangi bir geniş bilgiye rastlamamakla birlikte yöre halkı tarafından Kral Muhammed ve oğlunun mezarı yada ziyaretgah olarak adlandırılmaktadır. Yöre halkı tarafından kutsal mekan olarak bilinen bu yapıt, her yıl Muharrem ayında Aşura günü ziyaret akınına uğramaktadır.

ığdır-is-rehberi

YEREL ETKİNLİKLER

Nevruz Bayramı
Etkinlik Tarihi : 19 – 21 Mart
Düzenleyen kurum yada kuruluş : Iğdır Valiliği – Belediye Başkanlığı
Kısa Bilgi : Iğdır ve yöresinde büyük bir sevinç ve sabırsızlıkla beklenen bayramların başında Nevruz bayramı gelmektedir. Iğdır’da nevruz, tabiatın uyanması ve ilkbaharın başlangıcıdır. Nevruzla birlikte her şeyin yeniden doğduğuna, yenilendiğine inanılır. Bölgede, Türklerin Ergenekon dan çıkış bayramı olarak ta bilinen Nevruz’da birbirinden güzel ve görkemli etkinliklere rastlanmaktadır.

Iğdır Nahcıvan Kültür ve Dayanışma Festivali
Etkinlik Tarihi : 23 – 24 Ağustos
Düzenleyen kişi, kurum yada kuruluş : Iğdır Valiliği
Kısa Bilgi : Iğdır ve Nahcıvan halkı arasında dostluk ve dayanışmanın sağlanması.

Iğdır Ağrı Dağı Korhan Yaylası Şenlikleri
Etkinlik Tarihi : 24 - 25 Mayıs
Düzenleyen kişi, kurum yada kuruluş : Iğdır Valiliği
Kısa Bilgi :Ağrı Dağı 'nın turizme açılması

Iğdır Kayısı Festivali
Etkinlik Tarihi : Temmuz
Düzenleyen Kurum yada Kuruluş : Iğdır Valiliği Belediye Başkanlığı
Kısa Bilgi : Iğdır Kayısısının tanıtımının yapılması

ığdır

ULAŞIM

Iğdır İli’ni çevre İl ve Komşu Ülkeler ile bağlantısı sadece karayolu ile sağlanmaktadır. Demiryolun8un bulunmadığı Iğdır’ da Küllük Köyünün güneybatısında havaalanı inşaatı devam etmektedir. Karayolu ile Kars, Erzurum ve Doğubeyazıt’ a bağlanan İl, İran transit ticaret yolunun üzerinde bulunmaktadır. Bundan başka Azerbaycan’ ın Nahcıvan Özerk Cumhuriyetine Dilucun’ dan, Ümit Köprüsü ile İran’ a Boralan sınır kapısı ve Ermenistan ile de Alican Köprüsü bulunmaktadır.
Iğdır-Doğubeyazıt karayolu yaklaşık 52 km. olup, 1665 m. yükseklikteki “Pamuk Gediği Geçidi” ni aşarak sağlamaktadır. Bu yol ile Iğdır Gürbulak sınır kapısına, Çaldıran üzerinden Van’ a ve Ağrı’ ya bağlanmaktadır. Iğdır-Kars karayolu Tuzluca ilçe merkezinin 10 km. batısından ayrılarak Halıkışlak üzerinden Digor ve Kars’ a bağlanmaktadır. Yaklaşık 130 km. olan Iğdır-Kars yolu Kars’ tan sonra Göle-Artvin üzerinden Iğdır’ ı Hopa ve Karadeniz kıyısına bağlamaktadır. Iğdır-Erzurum karayolu yaklaşık 280 km. olup Kağızman üzerinden Aras vadisini izleyerek Karakurt üzerinden Erzurum’ a uzanmaktadır.

ığdır